Çi Bai Shi'nin mühürlerini incelerken sadece düzenli olup olmadığına bakmamalı, bıçak ve taş arasında patlayan o yaşam gücüne bakmalısınız. O, "Tek vuruşla hedefe" olarak tanınır: Bir kez vurduğunda, çizmez, değiştirmez; çizgi bir yanda parlak, bir yanda tüylü, doğal olarak kırılır, bu da onu ferah, acımasız ve engin yapar; hem "bıçak tadı" hem de "taş tadı" vardır. Çizgi tekniğine bakarken, bıçağının cesaretine, ritmine ve keskinliğine dikkat edin; "bıçağı kalem yerine kullanma" yazının o serbest ruhunu hissedin.

Ardından düzenine bakın. Çi Bai Shi, büyük açılı ve kapalı yapmayı sever; boşluklarda atlı bir at yürüyüşü, yoğun yerlerde ise nefes alacak yer bırakmaz. Harfler birbirine, harfler kenarlara sürekli girer, hatta bilinçli olarak kenarları kırar, kenarları ödünç alarak mühür yüzeyini tuhaf ve dağılmayan bir hale getirir. Harf formlarında, yuvarlaklığı kareye dönüştürür, yazı ve eski yazı birbirini etkiler, Han mühürleri, mülkiyet işaretleri ve imperial yazıtların anlamlarını emer; kare sert ve heybetlidir, becerikli bir şekilde kusursuzdur, düzenli ve tatlı olmayı aramaz.

Mühür metinlerini ve havayı da okuyun. Onun mühür dili, "Lu Ban'ın altında", "Mù Jūshì", "Üç yüz taş mühür zengin" gibi ifadeler içerir; bunlar alaycılığı, özgüveni ve yaşam enerjisini taşır; kökenini, deneyimini ve karakterini görün. İzlerken önce genel havayı uzaktan gözlemleyin, sonra çizgilerin bıraktığı izlere yakından bakın, en son metni ve kenar işaretini okuyun, onun "cesurca özgün yaratma" ruhunu hissedin. Çi Bai Shi'nin mühürleri, benzerlik ve farklılık arasında gizlidir: tatlı değil, alışılmış değil, baştan çıkarıcı değil; keyifli ve eğlenceli.